Oca
1st

Sessiz Sinema mı? dediniz :)

Posted by Dursun Ferikel

En zorlarından 100 film ismi huzurlarınızda :)

1. Beynelminel (yer)
2. Berder (yer)
3. Zamana Güzellik Kat (yab)
4. Musallat (yer)
5. Garez (yab)
6. Mukadderat (yer)
7. Aman Kimse Duymasın (yer)
8. Bize de mi numara? (yer)
9. Hop Dedik (yer)
10. Küçük Beyin Kısmeti (yer)
11. Sıralardaki Heyecanlar (yer)
12. Tamam Bilakis (yer)
13. Mürebbiye (yer)
14. Harman Sonu Dönüşü (yer)
15. Destan Destan İçinde (yer)
16. Söz Müdafanındır (yer)
17. Zoraki Kahraman (yer)
18. Zıt Kardeşler Polis Hafiyesi (yer)
19. Hürriyet Uğruna Mukaddes Yalan (yer)
20. Dalevaracılar Kralı (yer)
21. Izdırap Şarkısı (yer)
22. Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi (yer)
23. Sazlı Damın Kahpesi (yer)
24. Düşkünler Yuvası (yer)
25. Daha çekecek miyim? (yer)
26. Kumpanya (yer)
27. Derbeder (yer)
28. Aşk Dediğin Laf Değildir (yer)
29. Tantana Kardeşler (yer)
30. Kuyruklu yıldız altında izdivaç
31. Beyhude gönlüm
32. Panorama
33. Keşişleme
34. Pembe flamingolar
35. Takva
36. Mistik varyasyonlar
37. Çelik manolyalar
38. Erguvani istimbot
39. Garibin feryatları
40. İdefiks ve aristokrat çalgıcılar
41. Müfreze
42. Zebra salonu
43. Kelaynaklar ağladığında
44. Amipin tercihi ölümden yana
45. Kümülatif serzenişler
46. İhtiyaçlar hiyerarşisi
47. Enteresan hiyerarşi
48. Hicran
49. Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni
50. Turkuaz renkli kruvazör
51. Belalı cengaver
52. Muhtıra
53. Prototip timi
54. Kaotik sarmal
55. Tomruk
56. Müşkülpesent
57. Var olmanın dayanılmaz hafifliği
58. Toleranssızlık
59. Leyleğin geciken adımı
60. Puslu manzaralar
61. Uğultulu tepeler
62. Cennetten de garip
63. Katedral
64. Nostaljisi kandilli
65. Huzur karnavalı
66. Burjuvazinin gizli gerçekliği
67. Batı cephesinde yeni bir şey yok
68. Kirli çürük ve adi
69. Kızarmış yeşil domatesler
70. Dördüncü protokol
71. Arzunun o belirsiz nesnesi
72. İnsanoğlunun aya çıkmasından sonraki en önemli ikinci olay
73. İsterik
74. Zırtapoz
75. Üç renk üçlemesi
76. Üvey annem bir uzaylı
77. Balistik
78. Halkımız avanta peşinde
79. İhtiras tramvayı
80. Vahşi orkide
81. Lavanta kokulu kadınlar
82. Zehirli sarmaşık
83. Başka olur ağaların düğünü
84. Bir milyon dolar çaldıktan sonra nasıl mesut yaşanır
85. Tehlikeli aklın itirafları
86. Aşk mabudesi
87. Ateşten kalbe akıldan dumana
88. Rastlantının böylesi
89. Üç ahlaksız teresin gerdekteki pisliği
90. Yumrukların tadını yiyen bilir
91. Otostopçunun galaksi rehberi
92. Tanrının eseri şeytanın parçası
93. Bir ihtimal daha var oda ölmek mi dersin
94. Bir taşra papazının güncesi
95. Bir cenaze levazımatçısının günlüğü
96. Tuhaf frekans
97. Çay ve sempati
98. Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü
99. Ağustosta rapsodi
100. Madem yüzme bilmezsin ne işin var ağaçta

Mar
26th

Çocukluk Oyunlarımız – 1

Posted by Dursun Ferikel
Kimi zaman dost sohbetlerimizde kimi zaman bilgisayar başında ki çocukları gördüğümüzde, kendi çocukluğumuzda oynadığımız oyunlara aklımız takılıp kalıyor. Biraz hasretle, biraz da bu oyunların yok oluşlarına sitemle anıyoruz eski zaman oyunlarımızı.

Aslında bu zamanın çocuklarının, bu oyunları terk etmesinin sebebi teknolojik gelişmeler gibi gözükmektedir. Bugünün bilgisayar ve elektronik devrinin çocuklarına, 4 bilyadan yapılmış tahta bir arabaya yokuş aşağı kayarak binmeyip de, bilgisayarlarında Formula1 araçlarını tozu toprağa katarak kullandıkları için pek de kızmamak lazım… 

Aslında sitemimiz çocuklara değil de, bizde neden yoktu bu oyuncaklar kıskançlığına mı? Yoksa gerçekten bizim eski oyunlarımızın daha eğlenceli olup da şimdi onların yok olmasına mı? Bunun cevabı herkes için farklı olabilir ama bu cevabı, elinde böylesine teknolojik oyunlar olmayan bizler verince sanki tek taraflı bir yakarışmış gibi de geliyor bana. Şimdiki çocuklara da sormadan, onlara o oyunların imkânını sağlamadan biz yanıtlıyoruz kendi sorumuzu. Tabiî ki bizimkiler daha güzeldi diye.

Belki de, kendi çocukluk oyunlarımızla hissettiğimiz mutluluğumuz aslında daha fazlası elimizde olmadığı için, onlarla mutlu olma/olmaya çalışma çabasından mı ibaretti? Kimbilir!!!
Neyse lafı fazla uzatmadan, çocukluk oyunlarımızın bazılarından sizlere nostalji yaşatmak çocuklarımıza da o günleri anlatabilmek adına biraz-biraz sizlere bahsetmek istiyorum.
Aklıma gelenleri yine aklıma gelen kurallarıyla, anılarıyla yazmaya çalışacağım. Sizlerden ricam sizlerinde kendi mahallenizde oynadığınız çocukluk oyunlarınızı bizlerle paylaşmanızdır. Kurallara gerek yok anınız da olsa olur, özleminiz de olsa olur…

Misket, Plastik Telli Arabalarımız, Gazoz Kapaklarımız, Saklambaç Kuka oyunlarımız, Köşe Kapmaca, Mendil Kapmaca oyunlarımızı birlikte hatırlayalım mı?  (daha fazla…)

Oca
17th

Çocukluk Oyunlarımız -2

Posted by Dursun Ferikel

Çocukluk oyunlarımız konulu yazımız 2. bölümüyle devam ediyor…

 

Bilyeli arabalarımız vardı. Özellikle yaz tatili dönemlerinde en favori oyuncağımızdı bilyeli arabalar ancak yapımı biraz masraflı olduğu için!! her çocuk da bulunmazdı yani günümüzün akülü arabaları gibi… Bilyeli Rulman ve uygun tahtaları bulmak kolay değildi o günün imkanlarında. İlk önce oturağı yapılırdı ve bu oturak uzunca devam eden gövdenin üzerine çakılırdı. Arka bilyeler sabit ayaklara takılmasına rağmen ön ayak sağa ve sola dönüşe imkan vermesi için hareketli yapılırdı. Öndeki bilyaları tutan ağaç çok sağlam olmalıydı tam ortasından tek bir çiviyle gövdeye çakılırdı. Bu ön aksanın kenarlarına ayaklarımızı koyar ve sağa sola dönüş manevralarını daha kolayca yapardık. Bir de çok sağlam bir ip olurdu elimizde bu ipi de yine ayaklarımızı koyduğumuz ön takımlara bağlardık ve yokuş aşağı kayardık. Attığımız taklalar sonrası her tarafımız yara bere olmasına rağmen kırılan bilyeli arabamızı tamir etmek bizim için daha büyük öncelikti :) Ne yazık ki internette resmi olmadığı için sizlere sadece bilyeli rulman resmini sunabiliyorum :(    “Hehh buldum sonunda ekliyorum.” (daha fazla…)