Tem
4th

Annemin Anlattıkları…

Posted by

Annem’e bir gün bu hayat çok zor çekilecek yanı yok derken hiddetlenerek beni susturup anlatmaya başladı onu hiç böyle görmemiştim:

“Denizli’nin Buldan kazasında doğdum oyuncağım dokuma tezgâhları oldu. Ellerim ve ayaklarım küçük geldiğinden bir hayli zorlanarak tezgâhta çalışırdım. Bizim annelerimiz savaş gördüğünden zorluklar ve yokluklar içerisinde büyüyorduk. Bundan dolayı çoluk çocuk herkes dokuma dokurduk şikâyet bilmeden, of çekilmeden. Genç kız olmaya başlamıştım ki annem bütün işleri bana bıraktı. Öyle ay gazı açayım hemen yansın, yemek yapayım marketten ekmek alayım, bulaşıkları çamaşırları makineye atayım, yok nerdeee öyle teknoloji… Sabah ezanından önce kalkar, odun ateşiyle ocağı yakar, hamur yoğurup yufkadan ekmek yapar, küllü suyla bulaşıkları yıkardım. O zaman ki tencereler bakır ve kalaylı şimdiki gibi çelik değil. Tencerelerin altları isli olmayacak tertemiz olacak bütün gücümle odun külünü döküp ovardım.  Güzel yıkayamazsam annem  (daha fazla…)

Nis
30th

Benim Adım Kaynana

Posted by

ANNELİK bir kadının bedeninde başlar… Sonra ruhunu sarar, duyguları yoğunlaşır, hassaslaşır. Çünkü içinde bir can taşıyordur artık. Cinsiyetini  hiç düşünmeden sevgiyle büyütür her anne gibi canını vücudunda. ANA bir çınardır evladı için köklerini sıkı sıkı sarar toprağa, güçlü olmak adına. Tüm fedakârlığa hazırdır gerekirse ölümü bile göze alır dünyaya getireceği yavrusu uğruna. Mutludur çünkü anne olacaktır. Vaktin geldiği zamandır, kendi annesinin kıymetini bileceği andır, aynı zamanda. Sancılar içinde kıvranırken asla çekilmez denen acılar SEVGİ uğruna çekilir.Hani büyüklerimiz derler ya “anne olmadan ananın kıymeti bilinmez “diye işte kendisi de şimdi tam o duygudadır. Ama ne zaman ki çocuğunu kucağına alır her şeyi unutur; çektiği acıları, zorlukları. (daha fazla…)