<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Çocukluk Oyunlarımız &#8211; 1 yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/</link>
	<description>Köşe yazınız, yorumlarınız mı var? Gönderin yayınlayalım.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Nov 2011 16:49:57 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: NEX-5N</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-1431</link>
		<dc:creator>NEX-5N</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 16:49:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-1431</guid>
		<description>Ben uzun bir süre bu web sayfasında değil, kabul ... Ancak böyle önemli bir konu olduğunu görmek için başka bir sevinç ve pek çok, hatta profesyoneller tarafından göz ardı. Olası sorunları insanların daha duyarlı hale getirmek için teşekkür ederiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben uzun bir süre bu web sayfasında değil, kabul &#8230; Ancak böyle önemli bir konu olduğunu görmek için başka bir sevinç ve pek çok, hatta profesyoneller tarafından göz ardı. Olası sorunları insanların daha duyarlı hale getirmek için teşekkür ederiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: seçil</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-676</link>
		<dc:creator>seçil</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 06:33:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-676</guid>
		<description>O kadar geçmiş üzerinden ağlıyacam şimdi.Bende bütün gün sokakta oynardım.Acıkınca anneme gider elime bi salçalı ekmek alır tekrar sokaga çıkardım.Bütün gün oyun şimdi kızımı parka bile çıkaramaz oldum kendi başına.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>O kadar geçmiş üzerinden ağlıyacam şimdi.Bende bütün gün sokakta oynardım.Acıkınca anneme gider elime bi salçalı ekmek alır tekrar sokaga çıkardım.Bütün gün oyun şimdi kızımı parka bile çıkaramaz oldum kendi başına&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: gizem</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-446</link>
		<dc:creator>gizem</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 15:03:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-446</guid>
		<description>bence süper oyunlarmış beeeeeeeee</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bence süper oyunlarmış beeeeeeeee</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: şenol bayram</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-418</link>
		<dc:creator>şenol bayram</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 20:47:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-418</guid>
		<description>Ankaranın sokaklarının yamalı pantolanlar gibi olduğunu keşfetmiştik tornet şöförlüğü zamanlarında.uçurtmalar,Ankaralı tabiriyle çıtalılar  yapardık.up uzun kuyruklu..önceleri mahallemizde uçururduk…sonraları ağır bir sorumluluk bilincinndeküçük bedenlerimizle  ,uçurtmayı vurmasınlar filmindeki ceza evi müdürüne inat Ulucanlar cezaevi etrafında  belki 
İçerdekilere bir umut olur umuduyla,mesaisi bol paydossuz uçurtma nöbetlerinde.ilkokul sıralarına kadar kundura ayakkabılarımız olmamıştı bizim,yırtıldığında iğde,keçi boynuzu ve kırık leblebi ile takası olan plastikten ayakkabılar..oyunlarımız ve oyuncaklarımız vardı bizim aile bütçesine zararı olmayan…gazoz kapakları.sigara kağıtları.en pahalılarıydı misket…kazandığında bi çanta dolusu dolan.atış birinciliklerim vardı  arkadaşlar arasında.
Gezini,arpacığını kibrit kutularından yaptığımız zararsız kağıt külah mermilerle dolu sniper larımızda.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ankaranın sokaklarının yamalı pantolanlar gibi olduğunu keşfetmiştik tornet şöförlüğü zamanlarında.uçurtmalar,Ankaralı tabiriyle çıtalılar  yapardık.up uzun kuyruklu..önceleri mahallemizde uçururduk…sonraları ağır bir sorumluluk bilincinndeküçük bedenlerimizle  ,uçurtmayı vurmasınlar filmindeki ceza evi müdürüne inat Ulucanlar cezaevi etrafında  belki<br />
İçerdekilere bir umut olur umuduyla,mesaisi bol paydossuz uçurtma nöbetlerinde.ilkokul sıralarına kadar kundura ayakkabılarımız olmamıştı bizim,yırtıldığında iğde,keçi boynuzu ve kırık leblebi ile takası olan plastikten ayakkabılar..oyunlarımız ve oyuncaklarımız vardı bizim aile bütçesine zararı olmayan…gazoz kapakları.sigara kağıtları.en pahalılarıydı misket…kazandığında bi çanta dolusu dolan.atış birinciliklerim vardı  arkadaşlar arasında.<br />
Gezini,arpacığını kibrit kutularından yaptığımız zararsız kağıt külah mermilerle dolu sniper larımızda.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: hazal</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-416</link>
		<dc:creator>hazal</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:08:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-416</guid>
		<description>bu vatanın oyunları ve yemekleri çok güzeldir ve yurdumuzu çok sevmeliyız hepimiz bir gün öleceğiz bu vatannı değerini bilmeliyiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu vatanın oyunları ve yemekleri çok güzeldir ve yurdumuzu çok sevmeliyız hepimiz bir gün öleceğiz bu vatannı değerini bilmeliyiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Arslan Küçükyıldız</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-316</link>
		<dc:creator>Arslan Küçükyıldız</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 14:00:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-316</guid>
		<description>Merhaba,
Yere açılmış kuyuların içindeki taşlarla oynana bir oyunumuz vardı. Mangala, Amen, Emen ve benzeri adlarla oynanan bir oyundu. 4-6-8 veya 9 kuyu ile oynanabiliyordu. Kuyulardaki taşlar birer birer göçürülüyor, tek veya çift ola durumuna göre sayı alınabiliyordu. Taşlar veya kurumuş keçi kıkı ile oynanabiliyormuş. Bilgisi olanlar varsa lütfen aşağıdaki siteyi ziyaret etsinler.Bu konuda araştırma yapıyorum. Bilgileriniz işime yarayabilir. 
Seamlar. Arslan Küçükyıldız
http://mangala.blogcu.com/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,<br />
Yere açılmış kuyuların içindeki taşlarla oynana bir oyunumuz vardı. Mangala, Amen, Emen ve benzeri adlarla oynanan bir oyundu. 4-6-8 veya 9 kuyu ile oynanabiliyordu. Kuyulardaki taşlar birer birer göçürülüyor, tek veya çift ola durumuna göre sayı alınabiliyordu. Taşlar veya kurumuş keçi kıkı ile oynanabiliyormuş. Bilgisi olanlar varsa lütfen aşağıdaki siteyi ziyaret etsinler.Bu konuda araştırma yapıyorum. Bilgileriniz işime yarayabilir.<br />
Seamlar. Arslan Küçükyıldız<br />
<a href="http://mangala.blogcu.com/" rel="nofollow">http://mangala.blogcu.com/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Genco</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-257</link>
		<dc:creator>Genco</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2008 07:36:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-257</guid>
		<description>Bir hayli oyun yazılmış buraya, benim de aklıma bunlar dışında pek birşey gelmedi ama ben de yaptığımız bir etkinlikten bahsedeyim sizlere.
Biz küçükken 2-3 arkadaş toplanıp para aramaya çıkardık :) Define arayıcısı modunda hepimizin kafası önünde, semtteki mahalle aralarında dolaşırdık. Bulduğumuz parayı aramızda bölüşürdük. Fazla kişi toplamazdık etrafımıza ki bulduğumuz parayı bölünce bize birşeyler kalsın diye :) Kaç kere para buldunuz derseniz belki 1, belki 2 ama çooook seferler attık para arama uğruna :))))
Aynı şekilde gazoz kapağı da toplardık bu aramalarda ancak onda hesaplar ayrıydı, herkes bulduğunu kendi torbasına koyardı. Hele &quot;Kınık&quot; markalı gazoz kapağı bulduk mu havalara uçardık. Arama tarama oyunlarımızdan aklıma gelenler bu kadar. Umarım bende birşeyler katabilmişimdir bu yazıya...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir hayli oyun yazılmış buraya, benim de aklıma bunlar dışında pek birşey gelmedi ama ben de yaptığımız bir etkinlikten bahsedeyim sizlere.<br />
Biz küçükken 2-3 arkadaş toplanıp para aramaya çıkardık <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Define arayıcısı modunda hepimizin kafası önünde, semtteki mahalle aralarında dolaşırdık. Bulduğumuz parayı aramızda bölüşürdük. Fazla kişi toplamazdık etrafımıza ki bulduğumuz parayı bölünce bize birşeyler kalsın diye <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kaç kere para buldunuz derseniz belki 1, belki 2 ama çooook seferler attık para arama uğruna <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )))<br />
Aynı şekilde gazoz kapağı da toplardık bu aramalarda ancak onda hesaplar ayrıydı, herkes bulduğunu kendi torbasına koyardı. Hele &#8220;Kınık&#8221; markalı gazoz kapağı bulduk mu havalara uçardık. Arama tarama oyunlarımızdan aklıma gelenler bu kadar. Umarım bende birşeyler katabilmişimdir bu yazıya&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ulviye Yılmaz</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-241</link>
		<dc:creator>Ulviye Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 23:23:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-241</guid>
		<description>1965 senesinde sizlere göre çok uzun bir yaş ben 7 yaşlarındaydım onun için sizin hatırlamanız imkansız koyunun dizinden çıkan bir kemik vardı adına aşık kemiği derdik gider kasap amcalardan ister, sonra onları düz bir taşa sürter düzeltince de düz düşmesi için başlardık oynamaya, iddaya girer kim kazanırsa yenilene istedigini yaptırırdı aynı yazı tura gibi bir oyundu ama adı AŞIK ATMACA idi... Aaaah ah nerede çocuklugum kaybettim hiç anlamadan...  
Sevgiyle kalın, 
ULVİYE YILMAZ</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>1965 senesinde sizlere göre çok uzun bir yaş ben 7 yaşlarındaydım onun için sizin hatırlamanız imkansız koyunun dizinden çıkan bir kemik vardı adına aşık kemiği derdik gider kasap amcalardan ister, sonra onları düz bir taşa sürter düzeltince de düz düşmesi için başlardık oynamaya, iddaya girer kim kazanırsa yenilene istedigini yaptırırdı aynı yazı tura gibi bir oyundu ama adı AŞIK ATMACA idi&#8230; Aaaah ah nerede çocuklugum kaybettim hiç anlamadan&#8230;<br />
Sevgiyle kalın,<br />
ULVİYE YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Tamer YILMAZ</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-91</link>
		<dc:creator>Tamer YILMAZ</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 21:54:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-91</guid>
		<description>Lunapark deyince benimde aklıma bir sürü sigaraların olduğu bir alana atmaya çalıştığımız 3 adet halka geliyor. Ne zaman babam lunaparka götürse yalvarırdım adama &quot;Ne olur baba halkalardan atalım ne olursun&quot; diye. E babalar kıramaz asla çocuklarını. Ne kadar konsantre olsamda ne kadar hiza alsamda bir türlü o sigaraları tam ortalayıp halkanın içine alamazdım. Sanırım heyecandan elim titrerdi. İyi ki o zaman heyecanlanmışım iyiki o sigaraları asla kazanamamışım. Belki hiçbir zaman sigara içmeyişimin nedeni o budur. Birde çok küçükken babama çikolata alması için ısrar etmemin ardından babamın son parasını bana çikolata almak yerine bağımlı olduğu sigarayı almak için harcamasının neticesinde o gece uyuyamadığını ve sigarayı bıraktığını annemden öğrendiğimde babalık ne demek çok daha iyi anladığımı hatırlıyorum. Belki artık babam elimden tutup beni lunaparka götürmüyor ama yaşadıklarımızla anılarıma yaptığım yolculuklarda an ve an o günleri yaşamama neden oluyor. Anılarımızı anı yapan sevdiklerimizle paylaşımlarımız değil midir. Saygılarımla...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Lunapark deyince benimde aklıma bir sürü sigaraların olduğu bir alana atmaya çalıştığımız 3 adet halka geliyor. Ne zaman babam lunaparka götürse yalvarırdım adama &#8220;Ne olur baba halkalardan atalım ne olursun&#8221; diye. E babalar kıramaz asla çocuklarını. Ne kadar konsantre olsamda ne kadar hiza alsamda bir türlü o sigaraları tam ortalayıp halkanın içine alamazdım. Sanırım heyecandan elim titrerdi. İyi ki o zaman heyecanlanmışım iyiki o sigaraları asla kazanamamışım. Belki hiçbir zaman sigara içmeyişimin nedeni o budur. Birde çok küçükken babama çikolata alması için ısrar etmemin ardından babamın son parasını bana çikolata almak yerine bağımlı olduğu sigarayı almak için harcamasının neticesinde o gece uyuyamadığını ve sigarayı bıraktığını annemden öğrendiğimde babalık ne demek çok daha iyi anladığımı hatırlıyorum. Belki artık babam elimden tutup beni lunaparka götürmüyor ama yaşadıklarımızla anılarıma yaptığım yolculuklarda an ve an o günleri yaşamama neden oluyor. Anılarımızı anı yapan sevdiklerimizle paylaşımlarımız değil midir. Saygılarımla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Dursun FERİKEL</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-90</link>
		<dc:creator>Dursun FERİKEL</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 18:10:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-90</guid>
		<description>Çocukken çarpışan arabalara binmek için Fatih Vatan Caddesindeki Lunapark&#039;a giderdik. Şimdi o Lunapark&#039;ın yerinde Migros var :( Cebimizdeki 3kuruş parayla ancak bir çarpışan arabaya binerdik ama sadece bunun için 40 dakika yol yürürdük. O yürüyüş boyunca 5dakikalık sürüşümüzün nasıl olacağını &quot;ballandıra ballandıra&quot; anlatırdık birbirimize:) Şöyle yapacağım, böyle yapacağım diye. Lunapark&#039;a vardığımızda hemen binemezdik çarpışan arabalara. Çünkü küçük olduğumuzdan hemen sıra kapamazdık. 1-2saat heyecanla beklerdik. Birde beklerken kendimize araba seçerdik. Şu siyah araba daha hızlı, şu araba daha iyi dönüyor ben bunu alacağım diye :) Halbuki hepsine aynı voltajda elektrik geliyor!! hiç bir farkı yok ki :) Olsun biz yinede kendi seçimimizi yapardık. Ne seçim ama zil çaldığı gibi bir araba kapmak için fırlardık hangisini kaparsak...
Arabaya bindiğimiz gibi hemen bir hedef seçerdik kendimize sürekli ona çarpardık tam işin en zevkli anına geldiğimizde zil çalardı. Birden her taraftan arabayı kapmak için insanlar adeta hücum ederdi. Bizde son bir gayretle direksiyonu sağa sola sallardık belki mevcut hızla:) bir iki manevra daha yapabiliriz diye. Arabadan ayrılış hüzünlü olurdu tabiki, bir çocuğun tüm parasını verip de aldığı ve yiyemeden elinden düşürdüğü dondurması gibiydi bu ayrılış.
Sonra tekrar mahalleye dönüş yolculuğu başlardı 40 dakikalık o yolda hiç susmadan 5dakikalık çarpışan arabadaki marifetlerimizin anlatımı olurdu. Görseniz tüm çocuklar sanki F-1 sürücüsü Schumacher olmuş o kısacık sürede. Anlat anlat bitmezdi tüm yol boyunca. Tabiki bir de mahalleye varıldığında Lunapark&#039;a gelmeyenlere anlatılırdı o 5 dakika ve yaşananlar. Akşama kadar :)

İşte çocukların bir güzelliği de şu ki; 
Tad almayı ve o tadı paylaşmayı gerçekten çok iyi biliyorlar. Bizler ise zamanla yaşımız ilerledikçe bu özelliği kaybediyoruz galiba. İster doyumsuzluk deyin ister tatminsizlik deyin 5 dakikalık mutluluğa sadece 5 dakikalık birşeymiş gibi bakıyoruz. 
Halbuki &quot;o an&quot; boyunca değil, yaşanan mutlulukla mutlu olmak en güzelidir. 
Unutmayalım ki ; Anlar geçici anılar kalıcıdır.
Çocuklar gibi şendik deriz ya işte bu öyle birşeydir.
Dursun FERİKEL</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukken çarpışan arabalara binmek için Fatih Vatan Caddesindeki Lunapark&#8217;a giderdik. Şimdi o Lunapark&#8217;ın yerinde Migros var <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  Cebimizdeki 3kuruş parayla ancak bir çarpışan arabaya binerdik ama sadece bunun için 40 dakika yol yürürdük. O yürüyüş boyunca 5dakikalık sürüşümüzün nasıl olacağını &#8220;ballandıra ballandıra&#8221; anlatırdık birbirimize:) Şöyle yapacağım, böyle yapacağım diye. Lunapark&#8217;a vardığımızda hemen binemezdik çarpışan arabalara. Çünkü küçük olduğumuzdan hemen sıra kapamazdık. 1-2saat heyecanla beklerdik. Birde beklerken kendimize araba seçerdik. Şu siyah araba daha hızlı, şu araba daha iyi dönüyor ben bunu alacağım diye <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Halbuki hepsine aynı voltajda elektrik geliyor!! hiç bir farkı yok ki <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Olsun biz yinede kendi seçimimizi yapardık. Ne seçim ama zil çaldığı gibi bir araba kapmak için fırlardık hangisini kaparsak&#8230;<br />
Arabaya bindiğimiz gibi hemen bir hedef seçerdik kendimize sürekli ona çarpardık tam işin en zevkli anına geldiğimizde zil çalardı. Birden her taraftan arabayı kapmak için insanlar adeta hücum ederdi. Bizde son bir gayretle direksiyonu sağa sola sallardık belki mevcut hızla:) bir iki manevra daha yapabiliriz diye. Arabadan ayrılış hüzünlü olurdu tabiki, bir çocuğun tüm parasını verip de aldığı ve yiyemeden elinden düşürdüğü dondurması gibiydi bu ayrılış.<br />
Sonra tekrar mahalleye dönüş yolculuğu başlardı 40 dakikalık o yolda hiç susmadan 5dakikalık çarpışan arabadaki marifetlerimizin anlatımı olurdu. Görseniz tüm çocuklar sanki F-1 sürücüsü Schumacher olmuş o kısacık sürede. Anlat anlat bitmezdi tüm yol boyunca. Tabiki bir de mahalleye varıldığında Lunapark&#8217;a gelmeyenlere anlatılırdı o 5 dakika ve yaşananlar. Akşama kadar <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İşte çocukların bir güzelliği de şu ki;<br />
Tad almayı ve o tadı paylaşmayı gerçekten çok iyi biliyorlar. Bizler ise zamanla yaşımız ilerledikçe bu özelliği kaybediyoruz galiba. İster doyumsuzluk deyin ister tatminsizlik deyin 5 dakikalık mutluluğa sadece 5 dakikalık birşeymiş gibi bakıyoruz.<br />
Halbuki &#8220;o an&#8221; boyunca değil, yaşanan mutlulukla mutlu olmak en güzelidir.<br />
Unutmayalım ki ; Anlar geçici anılar kalıcıdır.<br />
Çocuklar gibi şendik deriz ya işte bu öyle birşeydir.<br />
Dursun FERİKEL</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Anonim</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-64</link>
		<dc:creator>Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2007 18:16:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-64</guid>
		<description>70 li yılların başında bir laklak modası vardı.Ozamanlar 15 yaşının ozerinde olanlar iyi hatırlarlar,sokaktaki çocuktan başka kahvedeki oturanından tutunda hastenedeki doktorun eline kadar herkeste bir laklak hastalığı vardı.70 cm lik bir bir ipin iki ucuna asılmış pinpon topundan biraz daha büyük kemik gibi sert 2 top.İpin ortasında yüzük gibi bir halka, tak elinin serçe parmağına başla sallamaya, toplar  bir altta bir üstte birbirlerine vurur sizde sayarsınız 1,2,3,4....100,101......  sonra canhıraş bir feryat top kaymış bileğinize vurmuştur.
Büyük ihtimal ile çatlak veya kırık, eğer yanlızca çarpma ise şanslısınız ama ne kadar şanslı olursanız olun yinede bu çarpma, o elinizi bir ay kullanamayacağınız demektir. Bilhassa büyük şehirlerde büyük tutku haline gelen bu laklakların büyük sakatlanmalara neden olduğunu gören yetkililer toplatma kararı çıkardılar ve çok kısa süren laklak oyunu tarihteki yerini aldı.
En karlı çıkan&#039;da herhalde bu icadı yapan kişi veya kişiler olmuştur.Böyle kısa bir sürede rekor denecek bir para kazandılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>70 li yılların başında bir laklak modası vardı.Ozamanlar 15 yaşının ozerinde olanlar iyi hatırlarlar,sokaktaki çocuktan başka kahvedeki oturanından tutunda hastenedeki doktorun eline kadar herkeste bir laklak hastalığı vardı.70 cm lik bir bir ipin iki ucuna asılmış pinpon topundan biraz daha büyük kemik gibi sert 2 top.İpin ortasında yüzük gibi bir halka, tak elinin serçe parmağına başla sallamaya, toplar  bir altta bir üstte birbirlerine vurur sizde sayarsınız 1,2,3,4&#8230;.100,101&#8230;&#8230;  sonra canhıraş bir feryat top kaymış bileğinize vurmuştur.<br />
Büyük ihtimal ile çatlak veya kırık, eğer yanlızca çarpma ise şanslısınız ama ne kadar şanslı olursanız olun yinede bu çarpma, o elinizi bir ay kullanamayacağınız demektir. Bilhassa büyük şehirlerde büyük tutku haline gelen bu laklakların büyük sakatlanmalara neden olduğunu gören yetkililer toplatma kararı çıkardılar ve çok kısa süren laklak oyunu tarihteki yerini aldı.<br />
En karlı çıkan&#8217;da herhalde bu icadı yapan kişi veya kişiler olmuştur.Böyle kısa bir sürede rekor denecek bir para kazandılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ÇİLEK</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-63</link>
		<dc:creator>ÇİLEK</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Oct 2007 11:18:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-63</guid>
		<description>Keşke hep çocuk kalıp çocukça oyunlar oynayabilsek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Keşke hep çocuk kalıp çocukça oyunlar oynayabilsek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Şükrü Çelebi</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-62</link>
		<dc:creator>Şükrü Çelebi</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 16:40:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-62</guid>
		<description>Senin gazoz kapakları koleksiyonunu bilmeyen yoktur herhalde Dursun:) Bende koleksiyon olacak kadar yoktu ama yinede benimde gazoz kapaklarıyla dolu anılarım vardı herkes gibi. Yalnız benim telli arabamın bir özelliği vardı; uzun uğraşlar sonunda ben onu bir cabrio&#039; ya dönüştürmüştüm. Her dönemim öyunları güzel tabii ki ama sanki bizimkiler daha eğlenceli ve kalabalıktı, yalnızlıktan uzaktı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Senin gazoz kapakları koleksiyonunu bilmeyen yoktur herhalde Dursun:) Bende koleksiyon olacak kadar yoktu ama yinede benimde gazoz kapaklarıyla dolu anılarım vardı herkes gibi. Yalnız benim telli arabamın bir özelliği vardı; uzun uğraşlar sonunda ben onu bir cabrio&#8217; ya dönüştürmüştüm. Her dönemim öyunları güzel tabii ki ama sanki bizimkiler daha eğlenceli ve kalabalıktı, yalnızlıktan uzaktı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Aynur Dikbıyık</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-58</link>
		<dc:creator>Aynur Dikbıyık</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Sep 2007 11:37:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-58</guid>
		<description>Çocukluğumu düşününce ki bayağı gerilere gitmem gerekti...:)))) İlk aklıma gelen oyun çamurlarla oynamamızdı. Çamurdan ev ,bebek, tabak çanak yapardık erkek kardeşlerimizde sopalarla bir alanı çevirirlerdi orası bizim oyun evimiz olurdu.... Plastik turuncu bebekler vardı zaten baska bebek türüde yoktu ki o zamanlarda sürekli ona elbiseler dikerdik.. Babam ağlayan saçlı bebek getirmişti de yurtdışından Allahım olay olmuştu mahallede, bizim mutluluğumuzu tahmin bile edemezsiniz.. Saçları bile vardı...:)))) sonraları birdirbir, mendil kapmaca, istop, yakartop, körebe oynayarak büyüdük. Oynadıgımız her oyunda en az üç kişi olması gerektiği için takım ruhu olurdu. Şimdiki çocuklar tüm oyunları klavye ve ekranla oynuyor ne kötü... Bazen diyorum ki evet teknoloji ilerleseydi ama sosyal hayatımız hep o zamanlarda kalsaydı....  Elleri, yüzleri, kıyafetleri çamurlu dört tane çocukla uğraşan annemin halini düsünemiyorum bile..:)))) Harika gunlerdi...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluğumu düşününce ki bayağı gerilere gitmem gerekti&#8230;:)))) İlk aklıma gelen oyun çamurlarla oynamamızdı. Çamurdan ev ,bebek, tabak çanak yapardık erkek kardeşlerimizde sopalarla bir alanı çevirirlerdi orası bizim oyun evimiz olurdu&#8230;. Plastik turuncu bebekler vardı zaten baska bebek türüde yoktu ki o zamanlarda sürekli ona elbiseler dikerdik.. Babam ağlayan saçlı bebek getirmişti de yurtdışından Allahım olay olmuştu mahallede, bizim mutluluğumuzu tahmin bile edemezsiniz.. Saçları bile vardı&#8230;:)))) sonraları birdirbir, mendil kapmaca, istop, yakartop, körebe oynayarak büyüdük. Oynadıgımız her oyunda en az üç kişi olması gerektiği için takım ruhu olurdu. Şimdiki çocuklar tüm oyunları klavye ve ekranla oynuyor ne kötü&#8230; Bazen diyorum ki evet teknoloji ilerleseydi ama sosyal hayatımız hep o zamanlarda kalsaydı&#8230;.  Elleri, yüzleri, kıyafetleri çamurlu dört tane çocukla uğraşan annemin halini düsünemiyorum bile..:)))) Harika gunlerdi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Murat Usta</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-56</link>
		<dc:creator>Murat Usta</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Sep 2007 19:47:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-56</guid>
		<description>Benim çocukluğumda gazoz kapaklarıyla oynardık. Yola tebeşirle bir yılan çizer sonrada çizgilerin üzerine gelmeden kapakları yılanın başına ulaştırmayı denerdik ki...

Hiç beceremedim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benim çocukluğumda gazoz kapaklarıyla oynardık. Yola tebeşirle bir yılan çizer sonrada çizgilerin üzerine gelmeden kapakları yılanın başına ulaştırmayı denerdik ki&#8230;</p>
<p>Hiç beceremedim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Kürşat Yıldırım</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-54</link>
		<dc:creator>Kürşat Yıldırım</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Sep 2007 20:12:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-54</guid>
		<description>Selam Kardeşim,
Kendimi biraz yaşlı gibi hissettim hani bizim zamanımız derken inan daha birkaç yıl öncesine kadar bizde oynardık bu yazdığın oyunları, ama şimdi bu koca köyün içinde kendimizi bile unuttuk. Gerçi her ne kadar unuttuk desekte arkadaşlarımızla paylaştığımız o güzel günlerden aklımızda kalan birkaç oyun var tabi, favori oyunlarımız şunlardı:
Mesela: YERDEN YÜKSEK , ELİM SENDE , KÖR EBE ve daha birsürü oyunlar oynardık.
Umarım şimdiki çocuklarda aynı oyunları oynama fırsatı bulabilirler. Belki şimdiki çocuklar daha şanslıdır, belki de bizim zamanımızdakiler ama ne olursa olsun ben o günleri yaşadığım için ve öyle çocukluk geçirdiğim için kendimi şanslı sayıyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Kardeşim,<br />
Kendimi biraz yaşlı gibi hissettim hani bizim zamanımız derken inan daha birkaç yıl öncesine kadar bizde oynardık bu yazdığın oyunları, ama şimdi bu koca köyün içinde kendimizi bile unuttuk. Gerçi her ne kadar unuttuk desekte arkadaşlarımızla paylaştığımız o güzel günlerden aklımızda kalan birkaç oyun var tabi, favori oyunlarımız şunlardı:<br />
Mesela: YERDEN YÜKSEK , ELİM SENDE , KÖR EBE ve daha birsürü oyunlar oynardık.<br />
Umarım şimdiki çocuklarda aynı oyunları oynama fırsatı bulabilirler. Belki şimdiki çocuklar daha şanslıdır, belki de bizim zamanımızdakiler ama ne olursa olsun ben o günleri yaşadığım için ve öyle çocukluk geçirdiğim için kendimi şanslı sayıyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Seçil Ferikel</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-53</link>
		<dc:creator>Seçil Ferikel</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Sep 2007 10:52:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-53</guid>
		<description>Benim çocukluğumda erkek çocukları tel arabalarla oynarken, biz kız çocukları da hele-hop denilen şimdiler de nerdeyse hiçbir kız çocuğunun elinde göremediğim plastik bir çember ile oynardık.

Hele-hop yuvarlak büyükçe bir çember oyuncakdı.  Oyunda çember önce ayak bileklerinde çevrilmeye başlanırdı ve o çevrilirken sayılır boyuna kadar devam ederdi. Çember düştüğünde ise sıra diğer oyuncuya geçerdi. Ne güzeldi o zamanlar mahallede ki herkes birbirini tanırdı, bizler de güvenle oynardık sokağımızda.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benim çocukluğumda erkek çocukları tel arabalarla oynarken, biz kız çocukları da hele-hop denilen şimdiler de nerdeyse hiçbir kız çocuğunun elinde göremediğim plastik bir çember ile oynardık.</p>
<p>Hele-hop yuvarlak büyükçe bir çember oyuncakdı.  Oyunda çember önce ayak bileklerinde çevrilmeye başlanırdı ve o çevrilirken sayılır boyuna kadar devam ederdi. Çember düştüğünde ise sıra diğer oyuncuya geçerdi. Ne güzeldi o zamanlar mahallede ki herkes birbirini tanırdı, bizler de güvenle oynardık sokağımızda.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Anonim</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-52</link>
		<dc:creator>Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Sep 2007 07:10:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-52</guid>
		<description>Güvercintakla
Dörder kişilik 2 takım halinde oynadığımız güzel ama birazda sert olan bir oyundu. Bir takım elamanları kafaları bir araya gelecek şekilde çökerler ve kollarını birbirine sararak güç birleşiminde bulunurlardı. Diğer takım bunların üzerinde takla atarken amaç bu dörtlüyü çökertmek olduğundan, yatan gruptan en zayıf gördüğünüz kişi tarafına ve bir hayli sert olarak atlanırdı. Çünkü takımı çökertemediğinde kendinin yatacağını bilen oyuncular var güçleri ile oyuncuların üzerine düşer ve onları çökertmeye çalışırken altta olan dört arkadaş ise var gücü ile çökmemek için direnirlerdi. Bizim zamanımızda 1967-1977 yılları arasında mahallemizin en favori oyunlarından biriydi Güvercin Takla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güvercintakla<br />
Dörder kişilik 2 takım halinde oynadığımız güzel ama birazda sert olan bir oyundu. Bir takım elamanları kafaları bir araya gelecek şekilde çökerler ve kollarını birbirine sararak güç birleşiminde bulunurlardı. Diğer takım bunların üzerinde takla atarken amaç bu dörtlüyü çökertmek olduğundan, yatan gruptan en zayıf gördüğünüz kişi tarafına ve bir hayli sert olarak atlanırdı. Çünkü takımı çökertemediğinde kendinin yatacağını bilen oyuncular var güçleri ile oyuncuların üzerine düşer ve onları çökertmeye çalışırken altta olan dört arkadaş ise var gücü ile çökmemek için direnirlerdi. Bizim zamanımızda 1967-1977 yılları arasında mahallemizin en favori oyunlarından biriydi Güvercin Takla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: erkan</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2009/03/26/55/comment-page-1/#comment-51</link>
		<dc:creator>erkan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Sep 2007 06:38:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=55#comment-51</guid>
		<description>Benimde aklıma gelen bazı oyunlar var bende onlardan birini yazayım. İlk aklıma gelen 9 taş oyunu. Bu oyun kız ve erkek birlikte oynanabiliyordu, isteğe bağlı olarak gruplara ayrılınırdı. Dokuztane mermer taşını üst üste koyuyorsun ve belirli bir mesafeden 9 taşı devirmek için topu atıyorsun eğer devirirsen taşların hepsi ortaya dağılıyor ve ebe olan grup aralarında topu paslaşarak bize vurmaya çalışılıyordu muhtemelen bir kişinin peşine gidilirdi ki kolay olsun diye ama bizden diğerleri de taşları dizmek için uğraşırdı eğer dizerse grup sayı alırdı. Ahh nerde o eski günler :)

ERKAN ÖZCAN
By Gece Mavisi</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benimde aklıma gelen bazı oyunlar var bende onlardan birini yazayım. İlk aklıma gelen 9 taş oyunu. Bu oyun kız ve erkek birlikte oynanabiliyordu, isteğe bağlı olarak gruplara ayrılınırdı. Dokuztane mermer taşını üst üste koyuyorsun ve belirli bir mesafeden 9 taşı devirmek için topu atıyorsun eğer devirirsen taşların hepsi ortaya dağılıyor ve ebe olan grup aralarında topu paslaşarak bize vurmaya çalışılıyordu muhtemelen bir kişinin peşine gidilirdi ki kolay olsun diye ama bizden diğerleri de taşları dizmek için uğraşırdı eğer dizerse grup sayı alırdı. Ahh nerde o eski günler <img src='http://www.ferikel.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>ERKAN ÖZCAN<br />
By Gece Mavisi</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

