<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Çocukluk Oyunlarımız -2 yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.ferikel.com/blog/2008/01/17/cocukluk-oyunlarimiz-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ferikel.com/blog/2008/01/17/cocukluk-oyunlarimiz-2/</link>
	<description>Köşe yazınız, yorumlarınız mı var? Gönderin yayınlayalım.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Nov 2011 16:49:57 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Ulviye Yılmaz</title>
		<link>http://www.ferikel.com/blog/2008/01/17/cocukluk-oyunlarimiz-2/comment-page-1/#comment-242</link>
		<dc:creator>Ulviye Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 00:00:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ferikel.com/?p=56#comment-242</guid>
		<description>Ah be Dursunum bu oyunlar benim ne kadar yaşlandıgımı hatırlattı bak şimdi bir çelik çomak oyunu vardı ki gülle atmaca oyunu gibi bir tane uzun bir tane kısa sopadan yapılırdı.sopanın adına eskiden çomak derdik biz kısa sopayı yan koyarsın büyük sopayla hızla vurursun nekadar uzağa atarsan en uzağa atan kazanırdı çok erkek çocuklarını yenmişimdir ben bu oyunda.hiç unutamadıgım birde YAĞ SATARIM BAL SATARIM oyunu vardı gurupla oynanırdı annem okula giderken saçlarımın tam tepesini toplar  lastikle var gücüyle sıkar sonra onları tepeme dolar var gücüylede siyah tokayı takardı baktıgın zaman kafam tam tencere kapagı gibi görünürdü.işte bu oyun diz çökerek oynanır bir kişi ebe olur birde mendil vardır o mendili yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım alcagına bulacagına bir kaşık ayran yarın sabah bayram deyip ebe yapmak isteyenin arkasına atardı hep ilk önce bana atarlardı ki benim tencere kapaklı kafamla dalga geçsinler diye çünkü hemen saçımın kapak gibi olan yerinden tutarlar bu gün yemekte ne var diye dalga geçerlerdi annemi bir türlü ikna edemez ağlamalarım hep boşa gider saçlarımı genelde öyle tarardı onun için bu oyunu hiç unutamam...
Sevgiyle Kalın  
ULVİYE  YILMAZ</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ah be Dursunum bu oyunlar benim ne kadar yaşlandıgımı hatırlattı bak şimdi bir çelik çomak oyunu vardı ki gülle atmaca oyunu gibi bir tane uzun bir tane kısa sopadan yapılırdı.sopanın adına eskiden çomak derdik biz kısa sopayı yan koyarsın büyük sopayla hızla vurursun nekadar uzağa atarsan en uzağa atan kazanırdı çok erkek çocuklarını yenmişimdir ben bu oyunda.hiç unutamadıgım birde YAĞ SATARIM BAL SATARIM oyunu vardı gurupla oynanırdı annem okula giderken saçlarımın tam tepesini toplar  lastikle var gücüyle sıkar sonra onları tepeme dolar var gücüylede siyah tokayı takardı baktıgın zaman kafam tam tencere kapagı gibi görünürdü.işte bu oyun diz çökerek oynanır bir kişi ebe olur birde mendil vardır o mendili yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım alcagına bulacagına bir kaşık ayran yarın sabah bayram deyip ebe yapmak isteyenin arkasına atardı hep ilk önce bana atarlardı ki benim tencere kapaklı kafamla dalga geçsinler diye çünkü hemen saçımın kapak gibi olan yerinden tutarlar bu gün yemekte ne var diye dalga geçerlerdi annemi bir türlü ikna edemez ağlamalarım hep boşa gider saçlarımı genelde öyle tarardı onun için bu oyunu hiç unutamam&#8230;<br />
Sevgiyle Kalın<br />
ULVİYE  YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

